GRE için de TOEFL gibi uzun bir sınav denilebilir. Bu sınav 3 bölümden oluşuyor. Birisi Verbal, birisi Quantative ve diğeri de Analytical Writing. Verbal kısmıyla ilgili pek fazla bir şey söylemeye gerek yok. En çok çıkan kelimeleri bile ezberleseniz çok yüksek bir sonucu garantileyemiyorsunuz. Genelde sınava girenlerin “ya şundadır ya bunda”, “ooo piti piti”, “portakalı soydum” gibi uygulamalara başvurduğunu çok duydum. Tabi ki bunlar kullanışlı uygulamalar sayılmaz ama bazen başka şansınız kalmıyor. Bence Verbal kısmında en yapılası sorular reading ile ilgili olan sorular ve ne yazıktır ki bu tarz sorular çoğu zaman sonlarda denk gelir. Eğer en başlarda denk geldiyse bence çok şanslısınız çünkü TOEFL da GRE de CAT olarak bilinen (Computer Adaptive) sınav türleridir ki yüksek puan alabilmek için ilk sorularda (yaklaşık ilk 10 soruda) çok başarılı olmanız gerekir aksi takdirde puanınızı belli bir noktadan yukarı taşıma şansınızı yitirirsiniz. Sonuç olarak Verbal kısmı için yapabileceğiniz en iyi şey kelime ezberlemek ki bu kelimeler hayatınız da duymadığınız hatta çoğu Amerikalının da duymadığı ya da bilmediği kelimelerdir. Şunu da unutmayın ki şans yanınızdaysa eğer, hiç çalışmadığınız halde bu kelimeleri günler hatta haftalarca ezberlemekle uğraşan kişilerden (attığınız ve tutturduğunuz cevaplarla) daha yüksek puana ulaşabilirsiniz. Diğer bir bölüm olan Quantative bölümü kesinlikle zor olmayan bir bölüm. Lisede hatta ilkokulda öğrendiğiniz birçok bilgiyle sınanıyorsunuz ki tahmin edeceğiniz gibi bu sizin için zor olmamalı. Bu bölümdeki önemli nokta da ilk sorularda hata ve dikkatsizlikten kaçınmanız. Zamanla yarıştığınız için acele etmeniz gerektiğinden dikkatsizlik yapabilme ihtimaliniz soruyu bilmeme ihtimalinizden kat kat yüksek. O yüzden bence ilk sorulara daha çok zaman ayırın. Böylece sonlarda yapacağınız bir iki hata bile sizi tam puana götürebilir. Son bölüm olan Analytical Writing bölümü insanların pek çalışma gereği duymadığı bölümdür çünkü okullar genelde verbal ve quantative ağırlıklı bir eleme yaparlar. Ancak Analytical writing bölümünden alacağınız puanın çok düşük olması da elenme sebebi olabilir. GRE’nin writing bölümü TOEFL’daki kadar basit bir bölüm değildir. Burada daha akademik bir dil kullanmanız diğer bir deyişle daha çok “İngilizcenizi konuşturmanız” istenebilir. Biraz kendi kendinize writing çalışması yaparak bunu halledebilirsiniz. GRE ‘ye hazırlanmak için de; Baron, Cambridge ve Kaplanın güzel yayınları var. Ayrıca ETS size Sınav tarihi aldığınızda örnek sınavlar yollayacaktır ancak bu sınavlar elinize siz sınava girdikten sonra gelebilir. Bu yüzden ETS’nin yollamasını beklemeden siz bir yerlerden bulmaya çalışın derim. Sınava hazırlananlara kolaylıklar diliyorum. Hepinize başarılar…
Bilkent Üniversitesi’nin Mühendislik Fakültesi bünyesine henüz katmış olduğu Makine Mühendisliği bölümünün bölüm başkanı Profesör Dr. Adnan Akay olmuş. Profesör Akay hakkında çıkan haberleri okuyunca Bilkent Makine Mühendisliğinin oldukça iddialı olduğuna kanaat getirdim. Peki Profesör Akay kimdir? Prof. Dr. Akay; lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini North Carolina State Üniversitesinde tamamladıktan sonra National Institute of Environmental Health Sciences, ardından da Wayne State Universitesinde 14 yıl öğretim üyeliği yapmış. Bu yıllarda Fransa, Çin ve İtalya gibi çeşitli ülkelerde de ziyaretçi öğretim üyesi olarak dersler vermiş. 1992′de aldığı davet üzerine Carnegie Mellon Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünün Başkanı olarak göreve başlamış. (Carnegie Mellon üniversitesi dünyaca tanınmış ve birçok alanda sıralamalarda ilk sıralara kadar ilerlemiş bir üniversitedir. Bünyesindeki Makine mühendisliği bölümü ise- hiç kuşkusuz profesörün de büyük katkılarıyla- ilk 10 sıralarına kadar ilerlemiştir.Carnegie Mellon ile ilgili U.S. News & World Reports’u incelemek isterseniz tıklayınız: http://www.cmu.edu/news/rankings/u.s.-news-and-world-report.shtml ) Ayrıca Profesör Akay, öğretim üyeliği süresince ABD’de bazı akademisyenlere tanınan ve yaklaşık 1,5 milyon dolarlık kişisel araştırma bütçesine sahip olan Lord Profesör unvanını da almış. NSF’te(US National Science Foundation) 3,5 yıl Makine, İnşaat, İmalat ve İnovasyon Daire Başkanlığı görevi yürütmüş. Ve şimdi de Prof. Akay Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliğinde bölüm başkanı olarak göreve başladı.
Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünün çok kısa sürede gelişeceği ve ilerleyeceğini düşünmemek mümkün değil. Makine Mühendisliğinde eğitim düşünenlere tekrar sesleniyorum, bence Bilkent yeni bir bölüm açmanın, bu bölümü benimsetmenin ve ilerletmenin zorlukları karşısında çok dikkatle ve itina ile ilerliyor. Aklınızda bulunsun…
Okullar, Yurtiçinde Eğitim kategorisinde yayınlandı | Etiketler Adnan Akay, Bilkent, Bilkent Makine, Carnegie Mellon, Makine, Profesör Akay | 2 Yorum »
Yurtdışında yüksek lisans başvuruları için çoğu üniversite artık online başvuru sistemini kullanıyor olsa da hala bu sisteme geçiş yapmamış üniversiteler mevcut. Online sistem kullanan okulların çoğu; referans, statement of purpose, öz geçmiş, cv ve başvuru ücreti gibi gerekli belgeleri ve parayı online olarak aktarmanıza olanak tanımakta. Tabi bazen sadece kişisel, akademik bilgilerin ve ücretin online olarak aktarıldığı başvuru sistemleriyle karşılaşmak da mümkün. Okullara genelde online olarak yollayamayacağınız belgelerinizi bir dosya içerisinde düzenli bir şekilde derleyerek belirtilen “file deadline” larından önce posta yoluyla okula ulaştırmanız gerekiyor. Bu işlemi olabildiğince güvenilir yollardan yaparsanız, başvurunuzun geleceği için daha hayırlı olabilir zira güvenilmeyen posta şirketlerinde dosyanızın ulaştırılması aşamasında herhangi bir geribildirim alamadığınız için postanızın gerekli yere ulaşıp ulaşmadığını da asla öğrenemeyebilirisiniz. Çoğu okulda başvuru ve kabul işlemleri oldukça yavaş işlediğinden, gönderilen dosyalarla ilgili geribildirimlerden çok geç haberdar olacağınızı bilerek bu aşamalarda daha kontrolcü olmanızı tavsiye ederim. Bu gönderi işlemleri asla garantili değil. Siz gönderseniz bile bazen çalışanlar dosyanızı bir yerlerde unutabilir, atabilir ve sizin emek ve para harcayarak yolladığınız koskoca bir dosya kaybolabilir. Bu yüzden geribildirim almak için telefon kullanmaktan, okullarda başvuru ve kabullerle ilgilenen ofislerdeki çalışanları da sürekli e-mail atıp rahatsız etmekten asla çekinmeyin. Ne kadar erken fark ederseniz o kadar çabuk eksikleri yerine ulaştırabilirsiniz. Okulların genelde başvuru için istediği belgeler; transcriptler, diplomanın onaylı bir örneği, referanslar, girdiğiniz sınav sonuç belgelerinin(GRE, GMAT,TOEFL, IELTS) fotokopisi, eğitiminizi nasıl finanse edeceğinizle ilgili belgeler(financial statement forms), CV ve Eğitiminiz için amaçladığınız geleceği, okul ve program seçimizin nedenleri gibi bilgileri içeren yazılar (statement of purpose). Ayrıca girmiş olduğunuz sınavların orijinal ve resmi kopyalarını da sınav merkezleri aracılığı ile okula göndermeniz gerekiyor. www.ets.org sitesine TOEFL ve GRE için, www.mba.com sitesine GMAT için tıklayabilirsiniz. Aşağıda başvurular için okullara yollanan dosyalara kapak sayfası olarak hazırladığım iki ayrı sayfa var. Bunlardan biri Amerika’daki bir okul başvurusu için diğeri Avrupada’ki bir okul başvurusu için. Kapak sayfanız; GPA‘iniz ve referanslarınız kadar büyük bir öneme asla sahip olmayacak olsalar da ben başvuruların titizlikle ve özenle hazırlanmasının, başvurduğunuz okulu ve programı ne kadar önemsediğinizin ve bu konuyu ne kadar dikkate aldığınızın küçücük bir göstergesi olabileceğine inanıyorum
Kolay gelsin…
Başvuru/Application, Yurtdışında Eğitim kategorisinde yayınlandı | Etiketler cv, deadline, GMAT, GPA, GRE, referans, sop, statement of purpose, TOEFL, transcript, yüksek lisans, yurtdışı | 1 Yorum »
Bilkent üniversitesi mühendislik fakültesine bağlı olarak makine mühendisliğinin açıldığını açıkladı. Bilkent Otel’de Rektör Prof. Dr. Ali Doğramacı’nın da katılımıyla yapılan basın toplantısında Makine Mühendisliği Bölümünün tanıtımına yer verildi.
“Bu sene yapılacak ÖSS ile 80 öğrenci kontenjanı varmış. Bunların 25′i tam burslu, 10′u destek burslu, 45′i de ücretle öğrenci olacakmış”
2009 fall dönemi için, Makine Mühendisliğini düşünenlere Bilkent makine mühendisliğini göz önünde bulundurmalarını tavsiye ediyorum. Ayrıca önümüzdeki sene için bölüme yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin de alınacağı açıklandı. Deadline “5 haziran” düşünenler elini çabuk tutmalı.
Hayırlı olsun Bilkent!
Okullar, Yurtiçinde Eğitim kategorisinde yayınlandı | Etiketler Bilkent, deadline, Makine Mühendisliği, yüksek lisans | 2 Yorum »
Okul araştırması yaparken İnternette halihazırda bulunan sıralamalardan yararlanmanın – her ne kadar yeterli olmasa da- başka seçeneğiniz olmadığında gerekebildiğini daha önce belirtmiştim. Bu sıralamalardan bazılarına göz atmak isterseniz eğer aşağıdaki linklere bir tıklayın. Elbet amacınıza hizmet eden birkaç sıralama bulacaksınızdır. Eğer bu linkler kafi gelmezse de internette daha niceleri yayılmış durumda.
http://grad-schools.usnews.rankingsandreviews.com/best-graduate-schools
http://graduate-school.phds.org/
http://www.webometrics.info/top6000.asp
http://www.princetonreview.com/business-school-rankings.aspx ( account açmak lazım)
http://som.utdallas.edu/top100Ranking/searchRanking.php?t=w
Bu linkler yararlı olabilir ancak söylediğim gibi daha niceleri var ve her sıralama amacınıza hizmet etmeyebilir. Her ranking sisteminin kendine has bir methodologysi var seçimlerinizi yapmadan önce bu methodologylere de bir göz atmanızın amacınıza göre bir sıralama bulmanıza yararı olacaktır.
Okul seçmeden önce eyalet seçmek istiyorum ya da şehir seçmek istiyorum diyenlere de birkaç önerim var:
http://www.utexas.edu/world/univ/state/ (US Universities by State)
Bu adreste Amerika’daki üniversiteler eyaletlere göre sıralanmış durumda. Eyaletlere bağlı bir arayış içerisindeyseniz eğer seçeneklerinizi daraltmanızı oldukça kolaylaştıracaktır.Şehirlere göre okul seçmek istiyorsanız Wikipedia’nın ( http://en.wikipedia.org/wiki/Main_Page ) kollarını açmış sizi bekliyor olacağını unutmayın. Şehir adını arattığınızda karşınıza çıkan “contents” den Education linkine tıkladığınızda istediğiniz şehirdeki bütün okulların listesini bulacaksınız. Ayrıca Wikipedia size şehirler hakkında istemediğiniz kadar çok bilgi sunacaktır. İçeriğinde birçok okul hakkında bilgi de mevcut durumda.
Sıralamalar/Rankings kategorisinde yayınlandı | Etiketler ranking, sıralama | » yorum bırak;
Yurtdışında master ya da phd yapmaya karar verdikten sonraki ilk adım eğitime devam edilecek alanı seçmek. Alanı da seçtikten sonra bu alana göre okul araştırmasına olabildiğince erkenden başlamak lazım. O kadar çok okul seçeneği ile karşılaşılıyor ki bazen bu kadar seçenek arasında boğulmak bile mümkün. Okul araştırması yaparken ivy league’ i ihtimalleriniz arasına katmıyorsanız malesef çok fazla olanağınız yok. Okullarda okuyan ya da bilen tanıdıklar en büyük yardım şansı olarak görülebilir. Bunlar haricinde internetten bulabileceğiniz rankinglere güvenmek zorunda kalınıyor. Ancak bu rankingler okullar hakkında çok büyük bilgiler vermezler. Özellikle ilk 50 den daha düşük sıralarda yer alan okullarda sadece rankinglere aldanmamak lazım daha geniş çaplı bir araştırma çok daha iyi olabilir. Mesela Amerika’daki okullarda master ya da phd yapan çoğu kişi rankinglerde yüksek sırada olan bazı okulların her eyalette bilinmediğinden sık sık bahsediyorlar. Okul seçerken önemli olan sizin alanınıza en iyi hizmeti sağlayan okulu seçmek, bunun için her okulun websitesini iyice araştırmak gerek. Özellikle programın hocalarının cvlerini, programdaki derslerin çeşitliliğini, mühendislik ve teknik alanlar düşünenler için laboratuar ve teknik imkanları, okulun sağlayacağı kariyer servislerini, programın mezunlarının şu anki konumlarını, burs imkanlarını araştırmak programın kalitesi açısından önemli ölçü de bilgi sağlayacaktır. Para konusu belirleyici etken olduğu koşullarda da devlet üniversitelerinin özel üniversitelere oranla çok daha uygun olduğunu aklınızın bir köşesinde bulundurup araştırmanızı bu doğrultuda yapabilirsiniz. Akademik durumu iyi olup fiyatı nispeten düşük olan okulları bulmak imkansız değil ancak bu konuda bir iki şeyle karşılaşabilirsiniz; bunlardan biri bu okulların yerinin şehirden çok uzak yerlerde olabileceği ya da çok tercih edilmeyen şehirlerde olabileceği ve bir de akademik hizmetler dışında sunacağı hizmetlerin kalitesinin düşük olabileceği(yurt konforu, yemek seçenekleri, temizlik, sınıfların konforu vs…) Sonuç olarak bu işin en önemli noktası araştırmak. İnternet aracılığı ile okul yetkilileriyle, mezunlarla, ya da okullarla ilgisi olan, bu konuda bilgisi olan kişilerle bağlantı kurmak çok yararlı olabilir.
Yurtdışında Eğitim kategorisinde yayınlandı | Etiketler ivy league, master, phd, ranking, yurtdışı | » yorum bırak;
Yurtiçinde ve yurtdışında okuyan, çalışan, yaşayan birçok insanla konuştum, görüştüm, tartıştım, sordum ve dinledim. Okumak en güzel kendini geliştirme imkanı imiş. Hem de her yönden. Üniversitenin insanları farklı dünyalarla tanıştırdığına, onların dünya görüşlerini, hayat görüşlerini ve hatta hayal güçlerini bile çoğu şeyin başaramayacağı kadar büyük bir hızla olgunlaştırdığına inanıyorum. Peki, yurtiçinde mi yurtdışında mı? Nerede olursa olsun üniversite hayatına karışmanın önemine inansam da; yurtdışında okuma imkanına sahip olabilenlerin de çok şanslı olduğu bir gerçek. Bu konuyla ilgili görüştüğüm kişiler -profesörler, büyük şirketlerde önemli pozisyonlarda bulunan insanlar, yurtdışında yaşamış, okumuş olanlar – bana sürekli yurtdışında kazanılabilecek tecrübenin hem sosyal hem profesyonel hem de akademik hayat için ne kadar büyük bir şans olduğundan bahsedip durmuşlardı. Bende bu kadar insan –hem de başarılı insanlar- söylüyorsa elbet vardır bir doğruluğu diyerek araştırdım da araştırdım. Ve en nihayetinde gördüklerim, duyduklarım ve yaşadıklarımın sonucunda bu konuyla ilgili, benimle beraber konuştuğum birçok insanın neredeyse artık ortaklaşan görüşünü iletmek istiyorum;
“Ne kadar farklı kültürü benimser, ne kadar farklı bakış açısı gözlemler, ne kadar farklı koşullara uyumluluk sağlama yetisini kazanır, ne kadar farklı özellik katarsanız kendinize o kadar çok dünya insanı olursunuz. Günümüzde başarının sırrı her yerden her dilden herkesten bir şeyler katabilmektir kendinize; çünkü artık eğitim, akademik yaşam, profesyonel yaşam hepsi neredeyse evreselleşmiş durumda. Kendilerini uluslararası platforma taşımış şirketler, akademik kurumlar, üniversiteler artık çok daha yükseklerde. ”
Bu görüş tabi ki benim görüşlerimle birlikte konuşma, görüşme, tartışma imkanı bulduğum kişilerden edindiğim fikirlerin bir ürünüdür. Herkes buna katılma ya da katılmama hakkına sahiptir.
Bunlardan, başarının sırrının sadece yurtdışına bağımlı olmak olduğunun çıkartılmasını istemem, demek istediğim bağımlılık değil, sadece bir nevi küçük bir bağlılık. Dışarıda keşfedilmesi gereken farklı dünyalar olduğunu, kazanılması gereken nice tecrübeler olduğunu inkar etmemek lazım… Yurtdışında lisans ya da yüksek lisans eğitimi alma imkanına parasal ve ya başka nedenlerle sahip olamamış bir çok insan elbette olacaktır ancak bu imkan yaratılamayacak anlamına gelmez. Her ne kadar eğitim yolu en kolay ve sağlam yol olsa da birçok staj, seminerler, extension programları- meslek odaklı profesyonel programlar -, gezi ve iş vs. gibi imkanlar da bulunabilir. İmkanınız varsa mutlaka değerlendirin.
Yurtdışında Eğitim kategorisinde yayınlandı | Etiketler akademik, lisans, profesyonel, yüksek lisans, yurtdışı, yurtiçi | » yorum bırak;
Yüksek lisans ya da lisans eğitimi için özellikle yurtdışındaki olanakları değerlendirmek istediğinizde karşınıza milyonlarca sorun, ikilem ve belirsizlik çıkıyor. Yurtiçinde de karşınıza bir çok sorun çıkmakta ancak bunları yakın mesafenin verdiği avantajla daha kolay çözebilme imkanını elinizde tutuyorsunuz. Şeffaf Dosyada, eğitilebilmenin en iyi yolları için çabalarken karşılaşabilceğiniz her türlü sorun ve aklınızdan geçebilecek her türlü soru için çözümler aramayı amaçlıyorum. Amacımız bir nevi eğitime katkı:). Bu aşamadayken insanlar gün içindeki bütün saatlerini bilgisayar başında; bulabildikleri bütün ilgili insanlarla mailleşerek ya da üniversitelerin websitelerini arayarak ya da birileri bi yerlerde yardım etmek için bekliyordur umuduyla alakalı alakasız her türlü etiketi googlelayarak geçiriyorlarsa bu çok olağan. Aslında çok kısa yollarla ulaşabilceğinize inandığınız çoğu bilgiyi çok uzun zamanda bulabilme ihtimaliniz var. Hatta size her zaman yettiğini ve yeteceğini düşündüğünüz google’ın bile kifayetsiz kaldığı anlara şahit olabilirsiniz. Ancak elbette ki bu aşamaları geçmiş olanlardan yardım alma şansınız var. İşte ben bu şansı değerlendirelim istedim.
Yakında görüşmek üzere..
Şeffaf Dosya kategorisinde yayınlandı | » yorum bırak;
Yazılarımda TOEFL, GMAT ve GRE’den yüzeysel bahsetmiş olsam da kısaca bu sınavların içeriklerinden nasıl çalışılabileceğinden de bahsetmek istiyorum. Öncelikle bu sınavların hiçbiri inanılmaz zor sınavlar değil. En fazla bir iki haftalık çalışmayla istenilen sonuçların alınabileceğini daha fazla çalışmanın sonucu çok çok fazla etkilemeyeceğini düşünüyorum. Bu sınavlar biraz bilgi çoğunlukla da şans unsurunu gerektiriyor:) Bu yazıda TOEFL ‘dan bahsedeceğim. TOEFL çok uzun bir sınav olması dolayısıyla insanın sabrını da sınıyor sanki. Sınava girmeden önce sınavın uzun süresinden ötürü birçok insan sizi “ömrün tükeniyor” gibi cümlelerle korkutsa da, sınav başladıktan sonra konsantre olunursa sürenin nasıl geçtiği anlaşılmıyor bile. Ancak bu konsantrasyonu sağlamak için önceden örnek bir TOEFL sınavının tamamını aynı anda çözüp kendi sabrınızı denemenizde yarar var böylece sınavda sabır konusunda sıkıntı çekmezsiniz. Birçok kişi çalışırken örnek sınavları sadece bölüm bölüm çözmeyi tercih ediyor. Bu da sınavda sabır konusunda sıkıntı çekmelerine sebep olabiliyor. En az 2 -3 tane tam sınav çözmek hiç de fena olmaz. Bu sınav şu anki sistemiyle; reading, listening, speaking ve writingden oluşuyor. Ve bu bölümlerden herhangi birinden sadece test amaçlı -yanlış hatırlamıyorsam – 20-40 dakikalık bir bölüm daha veriliyor size. Ancak bu bölüm değerlendirmeye alınmıyor çünkü bu sadece ETS’nin istatiksel bilgi toplama amaçlı bir çalışması. Peki, siz bu test amaçlı olan bölümden haberdar ediliyor musunuz? Maalesef hayır. Bu yüzden bu bölümü de diğer bölümler kadar dikkatle ve özenle cevaplamanız gerekiyor. Reading kısmı için TOEFL’ da en çok çıkan kelimeleri bulup onları gözden geçirirseniz yardımı olacaktır. Eğer iyi bir İngilizce temeline sahipseniz bu kelimelerin çoğunu zaten biliyor olduğunuzu göreceksiniz. Mesela top 500 kelimeden bilmediğiniz ya da tam hatırlayamadığınız en fazla 50-100 kelime olacaktır. Eğer İngilizce de sorunlarınız varsa bu kelimeler reading bölümü için size büyük katkı sağlayacaktır. Speaking ve listening kısımları için örnek sınavlardan bolca çözmek gerekebilir çünkü ikisinde de konuşanlar her zaman çok anlaşılır bir aksan kullanmıyorlar ya da her zaman yavaş konuşmuyorlar. Kimisi İngiliz aksanıyla konuşuyor, kimisi Amerikan aksanıyla; kimisi hızlı konuşuyor, kimisi tane tane, kimisi de kelimeleri yutuyor. Her çeşit konuşmaya hazırlıklı olmak lazım. Writing kısmı içinse TOEFL çok zorlayıcı bir sınav değil. Belli kurallara uymanızı bekliyor sizden. Birincisi ne yaparsanız yapın kesin bir giriş, gelişme ve sonuç hazırlayın. Son saniyenize giriyor bile olsanız sonuç cümlesi niteliğinde en az bir cümleyle bitirin yazınızı. Konudan sapmamaya dikkat edin istenilen konuya odaklanın. Çok sofistike cümleler kurup ağır bir dil kullanıp “İngilizcemi konuşturuyorum” havasına girmeniz şart değil (Tabi çok çok kolay cümleler kullanıp “Bunlar bir çocuğun kurabileceği cümleler” havası da uyandırmayın). Anlaşılır, konuyu tam on ikiden vuran, giriş, gelişme ve sonucu olan bir yazı istediğinizi almanıza yetecektir. Birkaç yayın adı verebilirim size; Longman, Cambridge ve Kaplan’ın güzel yayınlarını bulabilirsiniz. Ayrıca ETS’den de örnek sorulara ulaşabiliriniz. TOEFL’ a girmeyi düşünen herkese başarılar…
